Dalgin Dalgin: Г–mгјr Denen Gariм‡p Yolda Yгјrгјyorum

Adamın biri, hayatın koşturmacasından yorulmuş, zihni binbir düşünceyle dolu, ayakları onu nereye götürürse oraya dalgın dalgın yürüyormuş. Ne yanından geçtiği ağaçların yeşilini görüyormuş, ne de tepesindeki güneşin sıcaklığını hissediyormuş. Sadece içindeki bitmek bilmeyen "Yarın ne olacak?" veya "Dün neden öyle oldu?" sorularıyla boğuşuyormuş.

Yolcu bir an durup etrafına bakmış. Kuşların sesini ilk kez o an duymuş, rüzgarın serinliğini ilk kez o an teninde hissetmiş. Yolcu bir an durup etrafına bakmış

Yaşlı bilge, elindeki elmadan bir ısırık daha alıp gülümsemiş:— "Bak evlat," demiş, "Çoğu insan yolu bitirmeye çalışır, o yüzden yolu göremez. Sen dalgınsın çünkü ya geçip gittiğin yerlerde kaldın ya da henüz varmadığın yerlerin hayalindesin. Oysa yol, tam şu an bastığın topraktır." Ara sıra dur

Bu hikaye bize, hayatın sadece hedeflerden ibaret olmadığını, asıl mucizenin o "garip yolun" kendisinde ve şu anki adımımızda gizli olduğunu hatırlatır. sen yolu beraberinde götürürsün."

Bu dize, Anadolu'nun gönül dili Aşık Veysel’in "Uzun İnce Bir Yoldayım" eserinin derinliğini hatırlatıyor. Ömür yolunda "dalgın dalgın" yürümek, aslında insanın kendi iç dünyasına yaptığı o sessiz yolculuğu anlatır. İşte bu temadan ilham alan kısa ve anlamlı bir hikaye: Dalgın Yolcu ve Yaşlı Bilge

Yaşlı adam devam etmiş:— "Dalgın yürümek, ruhunu geride bırakıp bedenini koşturmaktır. Ömür yolu gariptir; hızlı gidersen biter, dalgın gidersen hiç yaşanmamış sayılır. Ara sıra dur, nefes al ve 'Buradayım' de. Yol seni bir yere götürmez, sen yolu beraberinde götürürsün."

Darmowa dostawa do wszystkich zamówień!
The all-new Hilo Plus™. Love at First Pufff
Ömür Denen Gari̇p Yolda Yürüyorum Dalgin DalginÖmür Denen Gari̇p Yolda Yürüyorum Dalgin Dalgin
Ömür Denen Gari̇p Yolda Yürüyorum Dalgin DalginÖmür Denen Gari̇p Yolda Yürüyorum Dalgin Dalgin

Adamın biri, hayatın koşturmacasından yorulmuş, zihni binbir düşünceyle dolu, ayakları onu nereye götürürse oraya dalgın dalgın yürüyormuş. Ne yanından geçtiği ağaçların yeşilini görüyormuş, ne de tepesindeki güneşin sıcaklığını hissediyormuş. Sadece içindeki bitmek bilmeyen "Yarın ne olacak?" veya "Dün neden öyle oldu?" sorularıyla boğuşuyormuş.

Yolcu bir an durup etrafına bakmış. Kuşların sesini ilk kez o an duymuş, rüzgarın serinliğini ilk kez o an teninde hissetmiş.

Yaşlı bilge, elindeki elmadan bir ısırık daha alıp gülümsemiş:— "Bak evlat," demiş, "Çoğu insan yolu bitirmeye çalışır, o yüzden yolu göremez. Sen dalgınsın çünkü ya geçip gittiğin yerlerde kaldın ya da henüz varmadığın yerlerin hayalindesin. Oysa yol, tam şu an bastığın topraktır."

Bu hikaye bize, hayatın sadece hedeflerden ibaret olmadığını, asıl mucizenin o "garip yolun" kendisinde ve şu anki adımımızda gizli olduğunu hatırlatır.

Bu dize, Anadolu'nun gönül dili Aşık Veysel’in "Uzun İnce Bir Yoldayım" eserinin derinliğini hatırlatıyor. Ömür yolunda "dalgın dalgın" yürümek, aslında insanın kendi iç dünyasına yaptığı o sessiz yolculuğu anlatır. İşte bu temadan ilham alan kısa ve anlamlı bir hikaye: Dalgın Yolcu ve Yaşlı Bilge

Yaşlı adam devam etmiş:— "Dalgın yürümek, ruhunu geride bırakıp bedenini koşturmaktır. Ömür yolu gariptir; hızlı gidersen biter, dalgın gidersen hiç yaşanmamış sayılır. Ara sıra dur, nefes al ve 'Buradayım' de. Yol seni bir yere götürmez, sen yolu beraberinde götürürsün."

18+Tylko dla pełnoletnich. Ten produkt nikotynowy szkodzi zdrowiu i powoduje uzależnienie.

close